Avrupa Sahnesinde Tansiyon Yükseldi: Başkent Ekibi Avantajı Kaptı

UEFA Şampiyonlar Ligi 2025-26 sezonu play-off turu, futbol dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olarak nefes kesen bir mücadeleye sahne oldu. Portekiz’in köklü kulübü Benfica, kendi evi olan Estádio da Luz’da İspanyol devi Real Madrid’i ağırladı. Toplamda 66.387 biletli seyircinin tribünleri hınca hınç doldurduğu bu dev randevuda, sahadaki futbol kadar yaşanan saha dışı olaylar da geceye damgasını vurdu. Real Madrid, deplasmanda aldığı 1-0’lık galibiyetle tur kapısını aralarken, Brezilyalı yıldız Vinícius Júnior’ın 50. dakikada kaydettiği gol maçın skorunu belirleyen tek an oldu. Ancak bu golün hemen ardından patlak veren ırkçılık iddiaları ve maçın uzun süre durması, galibiyetin sevincine gölge düşüren üzücü bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Genç yetenek Arda Güler’in ilk 11’de başladığı bu kritik karşılaşma, hem taktiksel derinliği hem de yüksek tansiyonuyla uzun süre unutulmayacak bir Avrupa gecesi sundu.

Estádio da Luz’da Taktik Savaşları ve Kaleci Performansları

Karşılaşmanın ilk düdüğüyle birlikte her iki takım da sahada disiplinli bir görüntü sergiledi. Ev sahibi Benfica, Jose Mourinho yönetiminde daha savunma odaklı ve hızlı hücumları kovalayan bir yapıyla sahadaydı. Real Madrid ise Álvaro Arbeloa’nın liderliğinde topa sahip olma oyununu benimseyerek oyunu rakip yarı sahaya yıkmaya çalıştı. İlk yarı boyunca oyunun hakimi kağıt üzerinde Madrid ekibi gibi görünse de, Benfica’nın kalesinde devleşen Anatoliy Trubin, rakip forvetlere geçit vermedi. Özellikle Kylian Mbappé’nin ceza sahası dışından denediği sert şutlarda ve ceza sahası içindeki bitiricilik hamlelerinde Ukraynalı kaleci muazzam bir refleks göstererek kalesini gole kapattı. Real Madrid’in kalesinde ise Thibaut Courtois, az ama öz gelen Benfica ataklarında güven veren duruşuyla takımını ayakta tuttu. Fredrik Aursnes’in 24. dakikada ceza sahası yayından çıkardığı etkili şutu kornere çelen Courtois, ilk yarının golsüz tamamlanmasında büyük pay sahibi oldu.

Mücadelenin ilk devresinde en dikkat çekici performanslardan birini de Arda Güler sergiledi. Jude Bellingham’ın sakatlığı sebebiyle orta sahada yaratıcı bir rol üstlenen Arda, oyunun yönünü değiştiren pasları ve dar alandaki becerisiyle izleyenleri büyüledi. İlk yarının son anlarında, tam 45+1. dakikada ceza sahası sağ çaprazından sol ayağıyla yaptığı şık plase vuruşu kaleci Trubin son anda parmaklarının ucuyla çelmeyi başardı. Bu pozisyon, Real Madrid’in ilk yarıdaki en net gol fırsatı olarak kayıtlara geçti. Takımların soyunma odasına golsüz eşitlikle gitmesi, ikinci yarıda çok daha agresif bir oyunun sinyallerini veriyordu. Her iki teknik adamın da devre arasında taktik tahtasında yaptığı dokunuşlar, ikinci yarının kaderini belirleyecek anahtarlar olacaktı.

Maçın Kırılma Anı ve Sahadaki Gergin Bekleyiş

İkinci yarının başlamasından kısa bir süre sonra, dakikalar 50’yi gösterdiğinde Real Madrid beklediği golü buldu. Hızlı gelişen bir geçiş hücumunda Kylian Mbappé, topu sol kanatta hareketlenen Vinícius Júnior ile buluşturdu. Topu kontrol eden Brezilyalı oyuncu, şık bir çalımla savunmacısını ekarte ettikten sonra uzak köşeye yaptığı kusursuz vuruşla ağları sarstı. Golün ardından yaşanan kutlamalar ise yerini bir anda gerginliğe bıraktı. Vinícius Júnior, attığı golü kutladığı sırada rakip takımdan Gianluca Prestianni’nin kendisine yönelik ırkçı ifadeler kullandığını iddia ederek hakeme sert itirazlarda bulundu. Bu durum üzerine hakem, UEFA’nın ırkçılık karşıtı protokollerini devreye soktu ve oyunu durdurdu. Yaklaşık 10 dakika süren bu belirsiz ve gergin bekleyiş sırasında her iki takımın teknik heyetleri ve oyuncuları arasında hararetli tartışmalar yaşandı.

Oyunun tekrar başlamasıyla birlikte tempo iyice yükseldi. Benfica, tribün desteğini de arkasına alarak beraberlik golü için tüm hatlarıyla yüklenmeye başladı. Ancak Real Madrid savunması, Antonio Rüdiger ve Huijsen liderliğinde oldukça sağlam bir görüntü çizdi. Maçın son bölümlerinde hakem kararlarına sert tepki gösteren Benfica teknik direktörü Jose Mourinho, kırmızı kart görerek tribüne gönderildi. Bu karar, Portekiz ekibinin saha içindeki motivasyonunu olumsuz etkilerken, Madrid ekibi deneyimiyle oyunu soğutmayı başardı. Maçın sonuna eklenen 12 dakikalık duraklama süresinde de skor değişmeyince, Real Madrid bu zorlu deplasmandan altın değerinde bir galibiyetle ayrılmayı bildi. Yaşanan ırkçılık iddiası ise maç sonu basın toplantılarının ve spor medyasının en çok konuştuğu konu başlığı haline geldi.

Arda Güler’in Yaratıcı Rolü ve İstatistiksel Etkisi

Arda Güler’in Real Madrid formasıyla gösterdiği gelişim, bu maçta bir kez daha gözler önüne serildi. Genç futbolcu, sahada kaldığı süre boyunca takımın hücum organizasyonlarını yöneten bir beyin gibi hareket etti. Topla buluştuğu her an tribünlerde bir heyecan dalgası yaratan Arda, sadece şutlarıyla değil, arkadaşlarına hazırladığı kilit paslarla da fark yarattı. İstatistiklere bakıldığında, Arda Güler’in pas isabet oranının yüzde 90’a yakın olması, Real Madrid’in orta sahadaki hakimiyetini nasıl perçinlediğini kanıtlıyor. Bu sezon La Liga ve Avrupa genelinde yaptığı asistlerle dikkat çeken oyuncu, Şampiyonlar Ligi’ndeki 8. maçında da üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirdi. Özellikle oyunun sıkıştığı anlarda sorumluluk alması, teknik direktör Arbeloa’nın ona olan güvenini boşa çıkarmadı.

Savunma disiplininden de kopmayan genç yıldız, maçın 72. dakikasında Vinícius Jr.’a gönderdiği derinlemesine pasla rakip savunmayı bir kez daha çaresiz bıraktı ancak Benfica defansı son anda topa müdahale ederek mutlak bir golü engelledi. Arda’nın fiziksel olarak da güçlendiği ve Avrupa’nın en üst seviye maçlarındaki sertliğe uyum sağladığı net bir şekilde görüldü. Maçın genel istatistiklerinde Real Madrid’in yüzde 58.4’lük topa sahip olma oranı, Arda ve Valverde gibi isimlerin orta sahadaki etkinliğinden kaynaklandı. Toplam 16 şutun 7’sinde isabet bulan Madrid ekibi, kaleci Trubin’in olağanüstü performansına takılmasa skoru daha da açabilirdi. Benfica tarafında ise Aursnes ve Barreiro’nun orta sahadaki direnci, takımlarının maçın içinde kalmasını sağlayan en önemli unsurlardı.

Santiago Bernabéu’daki Rövanş Öncesi Teknik Analiz

İlk maçtan alınan 1-0’lık galibiyet, Real Madrid için çok büyük bir avantaj anlamına geliyor ancak turun henüz bitmediği de bir gerçek. 25 Şubat 2026 tarihinde Madrid’de oynanacak olan rövanş mücadelesi öncesinde her iki takım da kadro planlamalarını gözden geçirmek zorunda kalacak. Real Madrid cephesinde Jude Bellingham ve Rodrygo gibi eksiklerin takıma dönme ihtimali, İspanyol ekibinin gücüne güç katacaktır. Öte yandan, Benfica’nın Mourinho liderliğinde Madrid’de nasıl bir taktikle sahaya çıkacağı büyük bir merak konusu. Portekiz temsilcisinin turu geçebilmesi için mutlak galibiyete ihtiyacı var. Bu durum, Benfica’nın daha ofansif bir oyun sergilemesine ve Real Madrid’in de kontra ataklarla rakip kalede boşluklar bulmasına zemin hazırlayabilir.

Rövanş maçında sahadaki futbol kadar, ilk maçta yaşanan gerginliklerin tribünlere ve oyunculara nasıl yansıyacağı da takip edilecek. Vinícius Júnior’ın üzerindeki baskı ve ırkçılık olayının yarattığı motivasyon, Brezilyalı oyuncunun performansını artırabileceği gibi oyundan kopmasına da neden olabilir. Ancak Real Madrid’in Şampiyonlar Ligi tecrübesi, bu tarz kriz anlarını yönetme konusunda oldukça ileri seviyede. Benfica ise 2026’nın başlarında kazandığı 4-2’lik galibiyetin moralini hatırlayarak mucize peşinde koşacak. Santiago Bernabéu’nun büyüleyici atmosferinde oynanacak bu ikinci randevu, Avrupa futbolunun bu sezonki en kritik dönemeçlerinden biri olmaya aday görünüyor. Futbolseverler, 25 Şubat gecesi sadece bir maç değil, aynı zamanda büyük bir onur mücadelesine daha tanıklık edecekler.

Sonuç olarak, Portekiz’deki ilk perde Real Madrid’in lehine kapandı. Tek golle kazanılan avantaj, Madrid ekibini bir adım öne çıkarsa da futbolun sürprizlere açık doğası her ihtimali masada tutuyor. Arda Güler’in yükselen formu ve Real Madrid’in takım savunmasındaki kararlılığı, onları favori konumunda tutmaya devam ediyor. Benfica ise savunma güvenliğini elden bırakmadan bulacağı tek bir golle eşleşmeyi her an ortak edebilir. Bu dev eşleşmenin galibi, Şampiyonlar Ligi’nde yoluna emin adımlarla devam ederken, kaybeden takım için Avrupa defteri bu sezonluk kapanmış olacak. Tüm dünyanın gözü şimdi Madrid’deki dev rövanşa çevrilmiş durumda.

Scroll to Top